Çocuklarımız için her zaman en iyisini istiyorsunuz. Bu “en iyisini” yakalamak yolunda bazen onların ne istediğini, hangi cümleleri duymak istemediklerini atlayabiliriz. Çocuklarda disiplini sağlamak için kurduğunuz cümleler bazen onları yanlış yönlendirebilir. İşte çocukla iletişim kurmanın yollarında, uzak durmanız gereken cümleler.

“Büyükleri Her Zaman Dinlemelisin”

Bu belki de anne ve babaların çocuklarına kurduğu en yaygın cümlelerden biri olabilir. Niyetiniz oldukça iyi. Çocuğunuzun sizi ve çevrenizdeki yetişkinleri dinlemesini, söylenenleri sorunsuzca uygulamasını istiyor olabilirsiniz. Çünkü sizce yetişkinler çocukları hep doğru yönlendirir. Fakat bu konuda tekrar düşünün. Tabii ki yetişkinler de yanılır ve her söyledikleri sorgusuzca kabul edilemez. Daha da ileri gidecek olursak, çocuğunuz iyi niyetli olmayan bir yetişkine rastladığında onu sorgulamadan dinleyebilir ve bu, kötü senaryoların gerçekleşmesine neden olabilir. Bunun için sorgusuz sualsiz ona yetişkinlerin her zaman doğru yapacaklarını söylememelisiniz. Bu onun hem akıl yürütme, sorgulama yetisini zayıflatır hem de kendi fikrini ifade etme alanını sınırlar.

Bunun yerine anne ve babası olarak onun hep iyiliğini istediğinizi ve önerilerinizin onun iyiliği için bir tavsiye niteliğinde olduğunu anlatabilirsiniz. Bu rolü diğer tüm yetişkinlere vermemenizde yarar var.

“Ağlama!”

Canı yanan, bir şeye kırılan, üzülen, hırslanan bir çocuğa sizce bu cümle o an etkili olacak mı? Muhtemelen olmaz. Unutmayın, çocukların da sinirleri ya da duyguları var. Bu nedenle eğer o ağlıyorsa ortada bir sorun olduğu çok açıktır. Onun neden ağladığını bilmiyorsanız önce nedenini öğrenin. Eğer ağlama nedenini biliyorsanız, onun sinir bozukluğunu paylaşın ve buna birlikte çözüm arayın. “Evet, biliyorum sen de sürekli oyun oynamak istiyorsun ama artık uyku vakti. İstersen yarın ben kahvaltıyı hazırlarken sen de bana renkli bloklarınla bir kule yapabilirsin. Ama şimdi uyusak iyi olacak.” gibi cümlelerle bir muhabbet ortamı oluşturabilir, samimiyetinizle onu sakinleştirebilirsiniz.

“Hiçbir Şeyin Yok”

Çocuklarınızın ağrılarını, korkularını, duygusal sancılarını küçümsemeyin. Onu ciddiye aldıktan sonra, hiçbir şey olmadığına ikna edin. Ayağını sehpaya çarpan bir çocuk ağlıyorsa korkmuş, canı yanmış olabilir ya da ilgi istiyordur. Ağlamasın diye bu durumu yok saymak onu sakinleştirmeyecektir aksine bu ona, ciddiye alınmadığını hissettirecektir.

“Sen Mükemmelsin, Kusursuzsun!

Çocuğunuzun özgüven sahibi bir birey olmasını istediğiniz için onu sürekli cesaretlendirmek, yaptığı olumlu davranışları ödüllendirmek istiyor olabilirsiniz. Fakat takdir etmek ve övmek arasında oldukça ince bir çizgi vardır. “Sen özel bir çocuksun, mükemmelsin, kusursuzsun!” gibi cümleler yerine daha yumuşak geçişlerle onu takdir edebilirsiniz. Mesela; “Ne kadar hızlı ödevlerini bitirdin, daha önce çok çalıştın sanırım.” ya da “Yaptığın resimde renkler harika, bu renkleri nasıl tercih ettin?” gibi sorular ve tepkilerle onu takdir edebilirsiniz. Çocuğun sonuca gelmeden önce gösterdiği çabayı veya başarılı olmak için gerçekleştirdiği eylemleri kutlamak, yetkinliği ve özgüvenini arttırmada daha etkilidir.

Onu çok sık keskin cümlelerle övmek, sık sık aferin demek bir zaman sonra kendini geliştirmeye ihtiyaç duymamasına neden olabilir. Aksine bu durum çocuğunuzun kendini ömür boyu kanıtlama ihtiyacını da doğurabilir ve bu verimli öğrenme zihniyetinin önüne geçer.

Neden Kardeşin Gibi Yapmıyorsun?

Ve karşılaştırma… Hem de kardeşi ya da en yakın arkadaşıyla yapılan bir karşılaştırma! Sanırım en tehlikeli cümlelerden biri bu. Kardeş kıskançlığı zaten üzerine düşünülmesi gereken özel bir konuyken, çekinmeden kıyas yapmak, işleri içinden çıkılmaz bir hale getirebilir.

Düşük performans gösteren ya da yaramazlık yapan bir çocuğu, kardeşleriyle karşılaştırarak daha iyisini yapmak için zorlamaya çalışmak olumsuz etkileri doğurur. Çünkü yetişkinler gibi tüm çocuklar bireydir ve kendi güçlü ve zayıf yönlerine sahiptir. Bu nedenle karşılaştırmalar motive etmez ve her zaman çocuğun özgüvenini zayıflatır.

Seni Hiç Affetmeyeceğim!

Bazen ona kızdığınızda böyle cümleler söylemek aklınızdan geçiyor olabilir fakat bu ve bunun gibi cümleler, onu kin ile tanıştırır. Yaptığı her şeyde onu affetmeyeceğinizi bilerek hırçın davranışlar gösterebilir. Bunu size unutturmak istedikçe dikkat çekmek için öfke krizlerine yönlenebilir.

Yorum Yaz

Lütfen yorum yazınız!
Adınızı buraya yazınız