Bekçi Anne Sendromu Nedir?

0
103

Başlığımızı okuduğunuz zaman sizin de aklınıza ilk olarak bebeğinize ya da çocuğunuza bir bakıcı olabileceğini düşündünüz değil mi? Maalesef bu yazımız annelerle ilgili. Detaylar için okumaya devam edin lütfen. Bekçi anne sendromu, annenin bebeğinin/çocuğunun kendi başına bir birey olduğunu algılayamaması, birey olmasına müdahale etmesi ve kendisinden uzakta kaygılanması durumudur. Her ebeveyn için çocuk sahibi olmak hayatının değişmesi anlamına gelir. Büyük bir mutluluktur, hatta hayatın dönüm noktasıdır. Çünkü artık ebeveynlerin farklı bir sorumluluğu vardır. Tüm ebeveynler çocukları için her şeyin en iyisini, en güzelini isterler. Ve bazen ebeveynler farkına varmadan bu isteklerini müdahale şekline dönüştürebiliyor. Çocuk sahibi olma fikrinden önce anne ve babalar kendilerini bu fikre alıştırmalı hatta psikolojik olarak hazır olup olmadıklarından emin olmalılar. Hatta ve hatta evliliklerinin temelinin sağlamlığını dahi kendilerince irdelemeliler.

Anne ve Çocuk Arasındaki Bağ

Bebekler, kendilerini huzurlu hissettiklerinde, ihtiyaçları karşılandığında mutlu olurlar ve güven duyguları gelişmeye başlar. Gelişimleri yavaş yavaş ilerledikçe 2 yaşından sonra artık özgür olmak isterler ve taleplerini ifade etmeye başlarlar. Özellikle 3 yaşından sonra istekleri daha da ön plana çıkar ve içgüdüsel olarak hareket etmeye başlarlar. Artık kendi kararları ön plandadır. Eğer bu dönemde anneler bebeklerinin artık yavaş yavaş büyüdüğünü ve kendi isteklerinin ön planda olduğunu fark etmez ve korumacı tavrına devam ederse çocuğuna zarar vermeye başlar. Annenin kısıtlayıcı, kaygılı ve engelleyici tavrı bir süre sonra çocuğu iç dünyaya kapatır ve annenin kararları geçerli olmaya başlar. Bu durum çocuğu dış dünyaya kapatır ve pasifize eder. 2-3 yaşlarında ebeveynler çocuklarının güven duygusunu geliştirmelidir. Tabi ki çocuklar korumasız bırakılmamalıdır. Bu durumu sağlayabilmek için müdahale etmek yerine önlemler almak çocuk için de doğru olandır.

2-3 yaşlarındaki çocuklar artık sosyalleşme isterler. Annenin korumacı tavrı bu duruma engel de olabilir. Çocuktan ayrılamayan, her duruma müdahale eden anne çocuğuna bağımlı olduğu gibi çocuğunu da kendisine bağlı kılar. Annenin kaygı üzerine kurduğu cümleler bir süre sonra çocukta korku olarak ortaya çıkar.

‘’Merdivenlerden düşersin.’’ gibi net sonuçlu cümleler bir süre sonra çocuk üzerinde korkuya sebep olur ve çocuk yeni şeyler deneyimlemekten vazgeçer. Bu davranış şekli aslında annenin kaygısı olurken bir süre sonra çocukta da aynı kaygılar oluşmaya başlar. Çocuğu güven duygusu sarsılır, kaygıları yeni deneyimlerin önüne geçer ve yalnızca annesinin kararlarını uygular.

Annelerinin kaygılarını taşıyan çocuklar anaokuluna, ilkokula başlarken sorun yaşarlar. Çünkü annelerini sürekli yanlarında isterler. Bekçi anne sendromu yaşayan çocukların psikolojik destek almaları gerekmektedir.

Bekçi anne sendromunun etkileri nelerdir?

Bekçi anne sendromunun temelinde kaygılar yatar. Annenin duyduğu kaygıyı bilerek ya da bilmeyerek çocuğuna empoze etmesi çocuklar üzerinde her şeye karşı tehlike algısı oluşturur.

  • Çocuklar ileriki yaşlarda güven sorunu yaşarlar.
  • Kaygı bozukluğu ortaya çıkabilir.
  • Pasif bir kişilikleri olur.
  • Sosyal becerileri gelişmez.
  • Okul başarısını etkiler.
  • Sosyalleşme sorunu yaşar.
  • Stres düzeyi artar.
  • Sosyal kaygı ve sosyal fobi yaşar.
  • Aile ilişkilerinde sorunlar yaşanır.

Sevgili Annebibak anneleri, bekçi anne sendromu evliliğinizi de sarsar. Çünkü sürekli çocuğunuz ya da çocuklarınızla ilgilenmeniz bir süre sonra eşinizle aranızda iletişim problemleri yaşanmasına neden olabilir.

Bekçi anne olmak istemiyorum diyorsanız;

Ebeveyn olarak amacınız bedensel ve ruhsal olarak sağlıklı, kendi yaşamını sürdürebilecek yetkilere sahip çocuk ya da çocuklar yetiştirmektir. Ancak kimi zaman korumacı tarafınız çok daha ağır basabilir ve kaygılarınızı ortaya çıkarabilirsiniz. Böyle bir durum karşısında eşinizle beraber psikolojik destek alabilirsiniz.

Çocuğunuzla iletişiminiz çok önemlidir. Onu dinlemek, anlamaya çalışmak, empati kurmak size çok yardımcı olacaktır. Ben dilinden uzaklaşmalı ve onun isteklerine kulak vermelisiniz. Emir verdiğiniz ve sonuç bildiren cümlelerden uzaklaşmalı, hayatı deneyimlemesine izin vermelisiniz. Çocuğunuz her ne kadar küçük olsa da onun da duygu ve düşünceleri var. Bırakın kendisini size ifade etsin. Tercihlerine, kararlarına saygı duymalısınız. Bu demek değil ki hayatına karışmayın. Ancak böyle durumlarda kendinize yalnızca şunu hatırlatın. ‘ Ben hayatıma karışılmasını ne kadar istiyorum?’ Bu empati cümlesi size yol gösterecektir.

Yorum Yaz

Lütfen yorum yazınız!
Adınızı buraya yazınız